Katıldığı temel atma töreninde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz, Bayraktar TB3 ve TCG ANADOLU gemimizle birlikte adeta destan yazdı” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen HAVELSAN Sancar İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni’nde bir konuşma yaptı.
Konuşmasında “NATO’nun Almanya’da düzenlediği tatbikatta ordumuz, Bayraktar TB3 ve TCG ANADOLU gemimizle birlikte adeta destan yazdı” diyen Erdoğan, bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3’ün Baltık Denizi’nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaparak NATO’nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attığını belirtti. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde sekiz saat havada kalan ve toplamda bin yedi yüz kilometrelik mesafe kat eden Bayraktar TB3, üstün yeteneklerini sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen herkesi yürekten tebrik eden Erdoğan, “Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere ve hepimize inşallah nasip eylesin” diyerek sözlerini tamamladı.
Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN’ımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en içten duygularımla, saygılarımla ve sevgilerimle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerif’ini en içten dileklerimle kutluyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN’ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum.

Yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için devletimizin bekası, milletimizin yarınları ve vatanımızın bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bin yıldır yurt edindiğimiz, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son olarak, savunma sanayinde gece gündüz çalışarak bugünlere gelmemizi sağlayan mühendislerimize, teknisyenlerimize, yazılımcılarımıza, akademisyenlerimize ve sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarımıza gönülden tebriklerimi iletiyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3500’ü aşkın firmamızı başarılarından dolayı yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Emeğinizi ve gayretinizi daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin.
“SANCAR SİDA’YI HİZMETE ALIYORUZ”
Değerli arkadaşlar, bugün Türkiye’nin mühendislik zekâsına, savunma sanayindeki kabiliyetlerine ve yerli-milli teknolojiyle inşa edilen geleceğine bir kez daha tanıklık edeceğiz. Kısa süre içinde inşallah SANCAR silahlı insansız deniz aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi’nin temelini atacak ve Kaan Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi’nin açılışını gerçekleştireceğiz.
“DENİZLERDEKİ GÜVENLİĞİMİZ ARTIYOR”
Envanterimize katacağımız SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hâle getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak.
Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye’nin hem gök vatanda hem de mavi vatandaki savunma gücünü, kapasitesini ve caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
“TÜM DÜNYAYA PARMAK ISIRTAN BİR SEVİYEYE ERİŞTİK”
Değerli misafirler, kıymetli kardeşlerim, öncelikle şunu açıkça belirtmek isterim ki, caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülmez. Günümüzde caydırıcılığın temel unsurları, platformlara yön veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz iletişim ve siber dayanıklılıktır. Bu nedenle Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği millî güvenliğimizin vazgeçilmez bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve etkisini artıracak stratejik hamlelerimizin devamı niteliğindedir. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz hızlanacak, test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek, eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek ve deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da gelişecektir. Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını sizler en iyi biliyorsunuz. Güçlü bir savunma mimarisi, denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamalıdır. Hamdolsun, özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda gerçekleştirdiğimiz atılımla bugün tüm dünyaya örnek teşkil eden bir seviyeye ulaştık.
“DIŞA BAĞIMLILIK SEVİYESİNİ YÜZDE 20’YE İNDİRDİK”
Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık. Azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde seksen düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde yirmiye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi hâlinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var.
“3T MODELİNİ TATBİK EDEN BİR TÜRKİYE VAR”
Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve millî teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren on ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam dikkatinizi çekerim, 2002’de yalnızca 248 milyon dolardı. Hâlihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibarıyla savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1400’ün üzerine çıktı.

Değerli kardeşlerim, bu başarıları nasıl elde ettik? Öncelikle kendimize ve aziz milletimize inandık. Ülkenin gençlerine yatırım yaparak ve önlerini açarak bu yola çıktık. “Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım?” diyerek harekete geçtik. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı ve altyapımızı sürekli gelişen ve yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük.
Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde, yabancı hava platformlarının simülatörlerini kullandığımız, dışa bağımlılığın her alanda hissedildiği günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve millî platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımız ve mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde HAVELSAN’ımızın da önemli bir payı ve emeği var.
Yürüttüğü projeler ve gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını oluşturan yüz akı kurumlarımızdan biridir. Türkiye’nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren ve entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet çarpanıdır HAVELSAN.

Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor, Türkiye’nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargâhlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler, HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir, eğer bir ülkenin yazılımları millî değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez.

İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek millî teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verilerini HAVELSAN gibi millî ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın millî mühendislik ürünü Kovan Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi ile koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkûresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. Yüz yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap fakat kendin yap diyecek bir nizam. İşte Üstat Necip Fazıl’ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
“BİZİM KİMSENİN BİR AVUÇ TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOKTUR”
Kıymetli misafirler, şu nokta dünyada çoğu zaman göz ardı ediliyor, bir şeyi nasıl yapacağını bilmek elbette önemlidir fakat bundan da önemlisi o şeyi ne için yaptığını bilmektir. Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim, bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfuz peşinde asla değiliz. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barışa ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir, elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde, büyük millet olmanın hakkını vererek yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz.”
Kaynak: Sondakika








