Yüzyıllardır eğiliyor ama yıkılmıyor: Pisa Kulesi’nin ayakta kalmasının sırrı ne?

İtalya’nın simgelerinden biri olan Pisa Kulesi, yüzyıllardır eğik durmasına rağmen ayakta kalmayı başarıyor. Uzmanlara göre kulenin sırrı yalnızca mühendislik müdahalelerinde değil, aynı zamanda zeminin yapısında ve kulenin zamanla bu eğime uyum sağlamasında gizli.

Dünyanın en tanınmış yapılarından biri olan Leaning Tower of Pisa, her yıl milyonlarca turistin ilgisini çekmeye devam ediyor. Ancak kuleyi eşsiz yapan yalnızca tarihi değil; aynı zamanda yüzyıllardır süren eğimine rağmen hâlâ ayakta olması.

Üstelik Pisa Kulesi bu konuda yalnız değil. Amsterdam Dancing Houses olarak bilinen eğik evlerden Çin’deki Tiger Hill Pagoda’ya kadar dünyanın farklı noktalarında benzer şekilde yana yatmış birçok yapı bulunuyor.

Uzmanlara göre bu yapıların eğilmesinin arkasında farklı nedenler var. Ancak ortak nokta şu: Eğilmek her zaman yıkılmak anlamına gelmiyor.


Pisa Kulesi neden eğildi?

Uzmanların aktardığına göre Pisa Kulesi’nin hikâyesi, daha inşaat aşamasında başladı. Yapının bulunduğu zeminin aşırı yumuşak olması nedeniyle kule, yapımı sürerken bir tarafa doğru kaymaya başladı.

University of Pisa bünyesinde çalışan zemin mekaniği profesörü Nunziante Squeglia, kulenin temelindeki zeminin yeterince sağlam olmadığını belirtiyor.

Uzmanlara göre kule, yumuşak kil, kum ve suya doygun toprak katmanları üzerine inşa edildiği için zamanla zemine gömülmeye başladı. Bu durum kulenin bir tarafının diğerinden daha fazla çökmesine yol açtı ve yapı giderek eğildi.

Kuledeki eğim ilerleyen yıllarda daha da belirgin hale gelirken, mühendisler özellikle 20’nci yüzyılda yapılan ölçümlerde risk seviyesinin arttığını tespit etti.


Eğik yapılar neden hemen yıkılmıyor?

Mühendislik uzmanlarına göre bir yapının eğilmiş olması tek başına tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor. Önemli olan, ağırlık merkezinin hâlâ taşıyıcı sistemin içinde kalabilmesi.

Hollanda’daki Delft University of Technology’nde zemin mühendisliği üzerine çalışan Doç. Dr. Mandy Korff, birçok yapının zaman içinde mevcut eğimine uyum sağlayabildiğini ifade ediyor.

Korff’a göre özellikle eski yapılarda temel sistemi, zemin özellikleri ve binanın yük dağılımı belirleyici rol oynuyor. Eğer yapıdaki denge tamamen bozulmazsa, bina uzun yıllar ayakta kalabiliyor.

Uzmanlar, Pisa Kulesi’nin de zamanla mevcut eğimine “uyum sağladığını” belirtiyor. Bu nedenle kulenin tamamen dümdüz hale getirilmesi bile bazı durumlarda risk oluşturabiliyor.


Amsterdam’daki “dans eden evlerin” sırrı

Eğik yapılar denildiğinde akla gelen örneklerden biri de Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki tarihi evler.

Amsterdam Dancing Houses olarak bilinen bu yapılar, büyük ölçüde ahşap kazıklar üzerine inşa edildi. Yumuşak zemin nedeniyle kullanılan bu sistem uzun yıllar işe yarasa da zamanla bazı kazıkların çürümesi ya da zemindeki farklı hareketler yapıların yana yatmasına neden oldu.

Bazı evlerin ise özellikle öne doğru eğimli inşa edildiği belirtiliyor. Bunun nedeni, geçmişte kanal kenarındaki tüccar evlerinde malların üst katlara daha kolay taşınabilmesiydi.

Uzmanlara göre bu nedenle her eğiklik bir mühendislik hatası anlamına gelmiyor.


Pisa Kulesi nasıl kurtarıldı?

1980’li yıllarda kulenin eğiminin kritik seviyeye yaklaşması büyük endişe yarattı. Özellikle 1989 yılında İtalya’daki başka bir tarihi kulenin çökmesi sonrası gözler tamamen Pisa Kulesi’ne çevrildi.

Bunun üzerine Leaning Tower of Pisa 1990 yılında ziyarete kapatıldı ve kapsamlı güçlendirme çalışmaları başlatıldı.

Mühendisler çeşitli yöntemleri değerlendirdikten sonra kulenin kuzey tarafındaki zeminden kontrollü şekilde toprak çıkarılmasına karar verdi. Yaklaşık 37 metreküplük toprağın alınmasıyla kulenin eğimi kademeli olarak azaltıldı.

11 yıl süren çalışmaların ardından kule yeniden ziyarete açıldı. Yapılan müdahaleler sayesinde eğimin yaklaşık 40 santimetre azaltıldığı açıklandı.


İklim değişikliği yeni riskler yaratıyor

Uzmanlar bugün yalnızca tarihi yapılar için değil, modern şehirler için de benzer risklerin arttığına dikkat çekiyor.

Özellikle yeraltı su seviyelerindeki değişimler, ahşap temellerin havayla temas ederek daha hızlı çürümesine neden olabiliyor. Bu durum, zeminin taşıma kapasitesini etkileyerek yapıların eğilmesine yol açabiliyor.

Mandy Korff, iklim değişikliği nedeniyle bazı bölgelerde zemin hareketlerinin hızlandığını ve bunun gelecekte daha fazla yapısal probleme neden olabileceğini belirtiyor.

Ancak uzmanlara göre bu süreç genellikle yavaş ilerliyor ve düzenli mühendislik kontrolleriyle ciddi risklerin önüne geçilebiliyor.


Pisa Kulesi için en az 200 yıllık güvence

Mühendislerin yaptığı son değerlendirmelere göre Leaning Tower of Pisa için şu an acil bir tehlike bulunmuyor.

2001 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından kulenin daha stabil hale geldiği belirtilirken, uzmanlar yapının en az 200 yıl boyunca güvenli şekilde ayakta kalabileceğini düşünüyor.

Yüzyıllardır eğilmeye devam eden kule, böylece yalnızca mimarlığın değil, mühendislik dayanıklılığının da en dikkat çekici sembollerinden biri olmayı sürdürüyor.

GİRİŞ: 18.05.2026 17:18

Kaynak: http://cumhuriyet.com.tr

Related Posts

Araştırma Ortaya Koydu: İnsanlar Her Yıl Daha Az Konuşuyor

Dijitalleşen yaşam tarzı yüz yüze iletişimi geriletiyor; uzmanlar sosyal bağların zayıflayabileceği konusunda uyarıyor ABD’de gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, insanların günlük yaşamlarında kullandıkları kelime sayısının son 14 yılda önemli ölçüde azaldığını…

Deniz Sezonu Başlıyor: İstanbul’da Yüzmeye Uygun 95 Alan Açıklandı

Deniz sezonuna hazırlanan İstanbul’da yüzmeye uygun 95 alan açıklandı. Su kalitesi ölçümleri düzenli olarak paylaşılacak ve vatandaşlar tercih edecekleri plajlar hakkında güncel bilgi alabilecek. İSTANBUL’DA 95 ADET LOKASYON BELİRLENDİ Kentte…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir