
Yeni araştırmalar, küresel ısınmanın nehirlerdeki oksijen seviyelerini ciddi şekilde düşürdüğünü ortaya koydu. Bilim insanlarına göre en büyük risk altında bulunan bölgeler ise tropikal nehirler.
15 Mayıs’ta yayımlanan bilimsel çalışmada, dünya genelindeki nehirlerin son 40 yılda giderek daha fazla oksijen kaybettiği belirtildi. Araştırmacılar, özellikle tropikal bölgelerde bulunan nehirlerin bu süreçten çok daha ağır etkilendiğini vurguluyor.
Tropikal Bölgelerde Risk Daha Büyük
Bilim insanları, 1985 ile 2023 yılları arasında dünya çapındaki 21 binden fazla nehir kesitinden elde edilen verileri analiz etti. Sonuçlara göre nehirlerdeki çözünmüş oksijen miktarı her on yılda litre başına yaklaşık 0.045 miligram azalıyor.
En yoğun oksijen kaybının ise Hindistan başta olmak üzere tropikal kuşaktaki nehirlerde görüldüğü ifade edildi. Uzmanlara göre sıcaklığın sürekli artması ve düşük oksijen seviyeleri, bu bölgelerdeki ekosistemleri çok daha kırılgan hale getiriyor.
İklim Krizi Nehir Ekosistemlerini Etkiliyor
Araştırmada oksijen kaybının en büyük nedeninin yükselen sıcaklıklar olduğu belirtildi. Isınan suyun oksijeni daha az tutabilmesi, nehirlerdeki canlı yaşamını doğrudan tehdit ediyor.
Bilim insanları ayrıca sıcak hava dalgalarının da oksijen kaybını hızlandırdığını açıkladı. Özellikle uzun süren aşırı sıcak dönemlerin, nehirlerdeki canlı çeşitliliği üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edildi.
Barajlar ve Akış Hızı Süreci Değiştiriyor
Çalışmada nehirlerin akış düzeni ile barajların da oksijen seviyeleri üzerinde etkili olduğu ortaya çıktı. Düşük veya yüksek akış durumlarının bazı bölgelerde oksijen kaybını kısmen yavaşlatabildiği belirtildi.
Bunun yanında barajlarda tutulan suyun derinliğine göre farklı sonuçlar ortaya çıkıyor. Sığ rezervuarlarda oksijen kaybı hızlanırken, daha derin alanlarda bu süreç daha yavaş ilerliyor.
Uzmanlardan Acil Önlem Çağrısı
Araştırmacılar, tropikal nehirlerde yaşanan oksijen kaybının yalnızca su canlılarını değil, tüm ekosistemi etkileyebileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre iklim değişikliğine karşı alınacak önlemler ve su kaynaklarının daha dikkatli yönetilmesi, bu krizin büyümesini önlemek için kritik önem taşıyor.
Kaynak Evrim Ağacı






