Uzm. Dyt. Yılmaz, iftar ve sahur arasında yeterli su tüketiminin sağlık açısından önemine dikkat çekti.
Medicana Sağlık Grubu’ndan Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, iftar ile sahur arasında yeterli ve dengeli su tüketiminin sağlıklı bir ramazan geçirmek için önemini vurguladı. Gün boyunca su içilmediğinde vücudun terleme, solunum ve idrar yoluyla sıvı kaybetmeye devam ettiğini ve bu kayıpların yerine konmaması durumunda hafif dehidratasyonun ortaya çıkabileceğini belirtti. Vücudun yaklaşık %55-60’ının sudan oluştuğunu ve suya vücudun sıcaklık düzenlemesi, hücrelerin çalışması, besin taşınması, sindirim, metabolizma ve toksin atılımı gibi birçok yaşamsal görevde ihtiyaç duyduğunu açıklayan Uzm. Dyt. Yılmaz, ramazanda gün içinde yeterli sıvı alınmamasının halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık ve tansiyon düşüklüğü gibi sorunlara yol açabileceğini sözlerine ekledi.Uzm. Dyt. Yılmaz, kafeinin susuzluk hissini artırabileceğini belirtiyor. Gün boyunca su içilmediğinde vücut terleme, solunum ve idrar yoluyla sıvı kaybetmeye devam eder. Bu kayıplar yerine konmazsa hafif dehidratasyon, yani sıvı eksikliği oluşabilir. Yoğun fiziksel aktivite, kafein tüketimi veya tuzlu yiyecekler de susuzluğu tetikleyebilir. Ramazan ayında sıkça yapılan bir hata, iftar sırasında çok hızlı ve fazla su içmektir. Oysa vücut kısa sürede yüksek miktarda sıvıyı verimli kullanamaz. Bu yüzden su tüketiminin iftar ile sahur arasında dengeli bir şekilde dağıtılması daha sağlıklıdır. Sağlıklı yetişkinler için günlük ortalama su ihtiyacı 2-2,5 litre civarındadır. Ancak bu miktar kişinin kilosuna, yaşına, fiziksel aktivitesine ve hava sıcaklığına göre değişebilir. Ramazan ayında günlük su ihtiyacını karşılamak için iftar ile sahur arasında su tüketimini planlamak önemlidir. İftar sırasında 1-2 bardak, iftar sonrasında 4-5 bardak ve sahurda 2-3 bardak su içerek toplamda yaklaşık 8-10 bardak su tüketebilirsiniz. Su içmenin yanı sıra çorba, ayran, kefir, süt ve yüksek su içeren sebze-meyveler de günlük sıvı alımınıza katkı sağlar.
Uzm. Dyt. Yılmaz, sahur öğününün gün boyunca susuzluğu azaltmada önemli rol oynadığını belirtiyor. Sahurda yeterli su içilmemesi gün içinde daha hızlı susamaya neden olabilir. Ancak aşırı su tüketimi de önerilmez. Çok kısa sürede fazla miktarda su içmek mideyi rahatsız edebilir ve sık idrara çıkmaya yol açabilir. Sahurda ayrıca tuzlu ve aşırı baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Salamura ürünler, turşu, tuzlu peynirler ve işlenmiş gıdalar gün içinde susuzluk hissini artırabilir. Uzm. Dyt. Yılmaz, iftar anında uzun süreli açlık ve susuzluk sonrası mideyi yormamak için suyu yavaş ve kontrollü içmenin önemine dikkat çekiyor. Geleneksel olarak orucun su ile açılmasının hem mideyi rahatlattığını hem de vücuda hızlı enerji sağladığını belirten Yılmaz, iftarda önce 1-2 bardak su içtikten sonra sebzeli veya tavuk suyu çorba ile hafif bir başlangıç yapmanın sindirim sisteminin daha rahat çalışmasına yardımcı olacağını söylüyor. Ana yemek sırasında aşırı su tüketmek yerine öğün aralarında su içmenin daha doğru bir yaklaşım olduğunu vurguluyor. Ramazan ayında bazı besinlerin susuzluk hissini artırabileceğine de dikkat çeken Yılmaz, aşırı tuzlu gıdalar, baharatlı yemekler, kızartmalar, şekerli içecekler, fazla çay ve kahvenin susuzluk oluşturabileceğini belirtiyor. Kafein içeren içeceklerin idrar söktürücü etkiye sahip olduğu için vücuttan sıvı kaybını artırabileceğini de ekliyor. Uzm. Dyt. Yılmaz, iftar sonrası çay ve kahve tüketiminin sınırlı tutulması gerektiğini vurguladı. Baş ağrısı, ağız kuruluğu, koyu renkli idrar, halsizlik ve baş dönmesinin susuzluğun belirtileri olabileceğini belirten Yılmaz, bu tür durumlarda iftar ile sahur arasında sıvı tüketimine daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Gün içinde kaybedilen sıvının iftar ile sahur arasında düzenli olarak yerine konmasının enerji seviyesinin korunmasına ve metabolizmanın sağlıklı çalışmasına yardımcı olduğunu ekledi.
Kaynak:https://www.sondakika.com/saglik/haber-ramazan-da-su-tuketimi-onemli-19642330/







