30 Nis 2026 21:11


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde 2026 yılı birinci çeyrek turizm verilerini değerlendirdi. Ersoy, Orta Doğu’daki savaşın etkilerine dikkat çekerek, “Eğer savaşın etkisi olmasaydı mart ayında çift haneli çok daha güçlü bir büyüme görebilirdik” dedi.
Turizm Güncel
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda 2026 yılı birinci çeyrek turizm verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Küresel ölçekte hassas bir dönemden geçildiğini vurgulayan Ersoy, “Bölgesel gerilimler, jeopolitik gelişmeler, çatışmaların olumsuz etkisi ve buna bağlı olarak uluslararası seyahat hareketinde yaşanan dalgalanmalar, turizm sektörünü doğrudan etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek gerekir ki bu tablo yalnızca Türkiye’ye özgü değildir.” ifadelerini kullandı.
Ersoy, dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarının benzer etkilerle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bugün dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarının tamamı, başta çatışma bölgelerine olan mesafeleri, bulundukları coğrafya ve komşularıyla orantılı olarak benzer etkilerle karşı karşıyadır. Biz de bu sürecin dışında değiliz elbette. Ancak Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizlerini başarıyla yöneterek, ateş çemberi içindeki bölgesinde bir istikrar adası olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.” dedi.
Bölgede krizlerin süreceğini ifade eden Ersoy, “Belirleyici olan, bu tür dönemlerin nasıl yönetildiğidir. Geçtiğimiz yıl da benzer küresel gelişmelerle ve bölgesel belirsizliklerle karşı karşıya kaldık. Buna rağmen 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapattık.” diye konuştu.
2026 yılı ilk çeyrek verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
“2026 yılının ilk çeyreğinde elde ettiğimiz veriler, tüm bu küresel zorluklara rağmen turizmde yılı artıda karşıladığımızı göstermektedir. Ocak ayında geçen yıl 2 milyon 950 bin ziyaretçi ağırlamıştık. Bu yıl ise 3 milyon 131 bin ziyaretçiyle kapattık. Yüzde 6,1’lik bir artış gerçekleşti. Şubat ayında geçen yıl 2 milyon 899 bin ziyaretçi vardı. Bu yıl 2 milyon 848 bin ziyaretçiyle, yani yüzde 1,7 düşüşle kapattık.
Burada Ramazan ayının etkisi bulunuyor. Ramazan döneminde ortalama yüzde 25’lere varan kayıplar yaşanabiliyor. Geçen yıl Ramazan’ın tamamı mart ayına denk gelmişti. Bu yıl ise şubat ayının son 10 gününe kaydı. Bu nedenle şubat ayındaki düşüş teknik bir düşüştür.
Mart ayında ise Ramazan’ın etkisi pozitif yönde oldu. Çünkü Ramazan’ın daha kısa bir kısmı mart ayına denk geldi.
Bununla birlikte 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail-İran geriliminin olumsuz etkilerini de gördük. Buna rağmen geçen yıl mart ayında 2 milyon 995 bin olan ziyaretçi sayısı, bu yıl 3 milyon 240 bin olarak gerçekleşti. Bu da yüzde 8,2’lik bir artışa işaret ediyor. Eğer savaşın etkisi olmasaydı, mart ayında çift haneli çok daha güçlü bir büyüme görebilirdik.”
İlk beş pazarın dağılımına ilişkin bilgi veren Ersoy, Almanya’nın 678 bin ziyaretçiyle ilk sırada yer aldığını, Rusya’nın 651 bin ziyaretçiyle ikinci sırada bulunduğunu söyledi. Bulgaristan’ın 539 binle üçüncü, İran’ın 527 binle dördüncü, Birleşik Krallık’ın ise 314 bin ziyaretçiyle beşinci sırada yer aldığını kaydetti.
Ortalama kalış süresine ilişkin değerlendirmede bulunan Ersoy, “Geçen yıl 10,96 gün olan ortalama kalış süresi bu yıl 10,92 gün oldu.” dedi.
Toplam ziyaretçi bazında yüzde 0,6’lık sınırlı bir daralma olduğunu belirten Ersoy, bunun yıl sonu hedeflerine göre beklenenden daha olumlu bir tabloya işaret ettiğini ifade etti.
Kişi başı gecelik harcamaya dikkat çeken Ersoy, “2017’de bu rakam 68 dolardı. 2025 yılında ortalama harcama 100 dolara ulaştı. 2026 yılı hedefimiz 103 dolardı. İlk çeyrekte ise geçen yıl 99 dolar olan kişi başı gecelik harcamanın 102 dolara çıktığını görüyoruz.” dedi.
Yabancı ziyaretçilerde kişi başı gecelik harcamanın 116 dolardan 119 dolara yükseldiğini belirten Ersoy, yurt dışında ikamet eden vatandaşlarda ise harcamanın 67 dolardan 72 dolara çıktığını ve yüzde 7 artış gösterdiğini söyledi. Genel ortalamada yüzde 2,8’lik artışın yıl sonu hedefleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.
Turizm gelirine ilişkin de bilgi veren Ersoy, “Geçen yılın aynı döneminde 9 milyar 494 milyon dolar olan turizm geliri, bu yıl 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Bu da yaklaşık yüzde 4,2’lik bir artış anlamına gelmektedir.” dedi.
Elde edilen sonuçların planlı çalışmaların ürünü olduğunu vurgulayan Ersoy, tanıtım faaliyetlerinin artırıldığını ve Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu mesajının küresel ölçekte verilmeye devam ettiğini söyledi.
Erişilebilirlik ve kapasite yönetimi kapsamında havacılık sektörüyle yakın iş birliği içinde çalıştıklarını belirten Ersoy, talep değişimlerine göre hızlı aksiyonlar alındığını ifade etti. Tur operatörleriyle yapılan temaslar sayesinde rezervasyon eğilimleri ve tüketici davranışlarının yakından takip edildiğini aktardı.
Türkiye’nin 2026 yılında Antalya Diplomasi Forumu, NATO Zirvesi, Uluslararası Uzay Kongresi ve COP31 gibi organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Ersoy, Formula 1 ve UEFA Avrupa Ligi finali gibi etkinliklerin de tanıtıma katkı sağladığını söyledi.
Formula 1’in açıklanmasının ardından ilk dört gün içinde 50’den fazla ülkede 2 bini aşkın haber yayımlandığını ve yaklaşık 650 milyon kişiye ulaşıldığını belirten Ersoy, sosyal medyada da 200 milyona yakın etkileşim elde edildiğini kaydetti.
Türk turizminin yalnızca bir destinasyon tercihi olmadığını vurgulayan Ersoy, “Türk turizmi artık yalnızca bir destinasyon tercihi değil; güven, erişilebilirlik, deneyim ve sürdürülebilirlik meselesidir. Önümüzdeki dönemde küresel gelişmeleri yakından takip ederek riskleri proaktif şekilde yönetecek ve gerekli adımları kararlılıkla atacağız.” dedi.






