Astronomlar, Milky Way’in manyetik alanına ilişkin şimdiye kadarki en kapsamlı veri setlerinden birini yayımladı. Yeni harita, galaksinin Sagittarius kolunda manyetik alanın genel yönün tersine ve diyagonal biçimde değiştiğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre Samanyolu’nun manyetik alanı genel olarak saat yönünde ilerliyor. Ancak Sagittarius kolunda alanın saat yönünün tersine aktığı belirlendi. Daha önce tam olarak açıklanamayan bu geçişin diyagonal bir yapıya sahip olduğu tespit edildi.
Çalışma, University of Calgary Fizik ve Astronomi Bölümü’nden Prof. Brown liderliğinde yürütüldü. Brown, galaksinin yapısal bütünlüğü açısından manyetik alanın kritik rol oynadığını belirterek, galaktik evrimin doğru modellenebilmesi için mevcut manyetik yapının ayrıntılı biçimde anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Araştırma bulguları The Astrophysical Journal veThe Astrophysical Journal Supplement Series dergilerinde iki ayrı makale halinde yayımlandı. Çalışma kapsamında hem küresel ölçekte kullanılabilecek geniş bir veri seti hem de manyetik alanın zaman içindeki gelişimini açıklayan yeni bir model sunuldu.
Veriler, Kanada’daki Dominion Radio Astrophysical Observatory’de bulunan radyo teleskop aracılığıyla toplandı. Gözlemler, uluslararası bir girişim olan Global Magneto-Ionic Medium Survey (GMIMS) kapsamında gerçekleştirildi.
Araştırmacılar, manyetik alanı haritalamak için “Faraday dönüşü” adı verilen fiziksel etkiyi ölçtü. Bu olgu, radyo dalgalarının elektronlar ve manyetik alan içeren bölgelerden geçerken yön değiştirmesiyle ortaya çıkuyor. Radyo sinyallerindeki bu küçük değişimler analiz edilerek galaksinin geniş bölgelerindeki manyetik yönelim belirlendi.
Ekipte yer alan araştırmacılar, Sagittarius kolundaki ters yönlü ve diyagonal geçişin galaksi ölçeğindeki karmaşık manyetik yapının bir sonucu olduğunu ifade ediyor. Yeni veri seti ve geliştirilen model, Samanyolu’nun manyetik alanının oluşumu ve zaman içindeki evrimi hakkında daha ayrıntılı simülasyonlar yapılmasına olanak sağlayacak.
Bilim insanlarına göre manyetik alan, yıldız oluşumu ve kozmik ışınların hareketi gibi pek çok süreci etkiliyor. Bu nedenle yayımlanan harita, galaksinin hem mevcut yapısını hem de gelecekteki gelişimini anlamak açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Oksijen Bilim






