50’li Yaşlardaki Erkekler Kadınlardan Daha Hızlı mı Yaşlanıyor? Şüpheler “Kalıcı Kimyasallar” Üzerinde

Günlük yaşamda plastik ambalajlardan su geçirmez montlara, leke tutmayan kumaşlardan mutfak gereçlerine kadar pek çok üründe kullanılan PFAS (polifloroalkil maddeler), doğada ve insan vücudunda son derece yavaş parçalandıkları için “kalıcı kimyasallar” olarak anılıyor. Araştırmalar, ABD nüfusunun büyük bölümünün kanında bu maddelere rastlandığını gösteriyor.


Frontiers in Aging dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ise PFAS maruziyetinin özellikle 50-65 yaş arası erkeklerde biyolojik yaşlanmayı hızlandırabileceğine işaret ediyor. Kadınlarda ise aynı etkinin daha zayıf olduğu görülüyor

Biyolojik yaş ne anlama geliyor?

Takvim yaşı herkes için aynı hızda ilerlese de biyolojik yaş, hücre düzeyindeki yıpranmayı ölçüyor. Araştırmada, 1999-2000 yıllarında ABD’de yürütülen Ulusal Sağlık ve Beslenme İncelemesi’ne katılan 326 kişinin kan örnekleri incelendi. Katılımcıların kanındaki 11 farklı PFAS türü ölçüldü ve DNA metilasyon verileri kullanılarak “epigenetik saatler” aracılığıyla biyolojik yaş hesaplandı.


Sonuçlar, PFAS düzeyi yüksek olan orta yaş erkeklerde epigenetik yaşın daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu. Kadınlarda ise bu ilişki ya daha zayıf bulundu ya da istatistiksel olarak anlamlı çıkmadı.

Olası neden: Hormon sistemi

Bilim insanları, bu farklılığın hormon sistemiyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. PFAS maddelerinin endokrin sistemi etkileyebildiği ve özellikle erkeklerde testosteron seviyelerinde düşüş, sperm kalitesinde azalma ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiğine dair önceki çalışmalar bulunuyor.


Kadınlarda ise adet döngüsü, gebelik ve emzirme gibi süreçlerin bazı PFAS türlerinin vücuttan atılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak menopoz sonrası dönemde bu farkın azalabileceğine dair veriler de mevcut.

Kesin kanıt değil, güçlü bir ipucu

Araştırmacılar, bulguların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamadığını vurguluyor. Çalışma, PFAS’ın kesin olarak yaşlanmayı hızlandırdığını göstermiyor; ancak biyolojik yaşlanma ile maruziyet arasında dikkat çekici bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor.


Özellikle daha az incelenmiş PFAS türlerinden PFNA ve PFOSA’nın erkeklerde hızlanmış biyolojik yaşlanma ile daha güçlü ilişkili bulunması, yalnızca eski ve yasaklanmış türlerin değil, yeni varyasyonların da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Düzenlemeler yeterli mi?

PFAS grubundaki bazı eski nesil kimyasallar, Stockholm Sözleşmesi kapsamında küresel ölçekte kısıtlanmaya çalışılıyor. Ancak bu geniş kimyasal ailesinin tamamını kapsayan bütüncül bir düzenleme henüz bulunmuyor. ABD’de planlanan bazı sıkılaştırmaların ise ertelendiği ya da geri çekildiği biliniyor.


Uzmanlar paniğe gerek olmadığını belirtiyor; çünkü PFAS maruziyeti günümüzde oldukça yaygın. Yine de sertifikalı su filtreleri kullanmak, leke ve yağ tutmaz kaplamalarla teması azaltmak ve yerel su kalitesi uyarılarını takip etmek bireysel düzeyde alınabilecek önlemler arasında sayılıyor.

Kaynak: Oksijen Bilim

Related Posts

Türkiye Kritik Eşikte: İklim Krizi

Küresel iklim verileri, Türkiye’nin hızla ısındığını ve yüzyıl sonuna kadar sıcaklıkların 5-6 derece artabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre bu değişim, kuraklık, sel ve aşırı hava olaylarını daha sık ve yıkıcı hale…

And Dağları’nda şaşırtan keşif: Anıtsal yapılar için hiyerarşi şart mı?

Peru’daki And Dağları bölgesinde ortaya çıkarılan 5.300 yıllık Kaillachuro tümülüsleri, arkeoloji dünyasında uzun süredir kabul gören bir görüşü tartışmaya açtı. Yeni bulgular, anıtsal mimarinin yalnızca güçlü liderlik ve sosyal eşitsizlikle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir