Trabzon’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan Roma dönemine ait su kanalı, uzmanlara göre Türkiye’de benzeri bulunmayan mimari özellikler taşıyor. Yaklaşık 300 ila 400 metre uzunluğundaki tonozlu yapı, hem işçiliği hem de plan özellikleriyle dikkat çekiyor.
Keşif, Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde devam eden kentsel dönüşüm projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar sırasında yapıldı. Yer altındaki yapıyla ilgili ilk ihbarın ardından, içeride gaz bulunma ihtimaline karşı AFAD ekipleri ölçüm yaptı. Güvenlik kontrollerinin tamamlanmasının ardından Trabzon Müze Müdürlüğü ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyenlerinden oluşan heyet tünelde detaylı inceleme gerçekleştirdi.
Yapının, yüzeyin yaklaşık 1,5–2 metre altında bulunduğu belirlendi. Arafilboyu sapağından başlayarak sahil yoluna ve eski Trabzon Limanı sahasına kadar uzandığı tespit edilen su kanalının yaklaşık 2 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde inşa edildiği kaydedildi. Ortada 1,20 metre genişliğinde ana su kanalı yer alırken, her iki yanında 50–60 santimetrelik yürüme sekileri bulunduğu belirlendi.
Uzmanlar, yapının mimari özellikleri, kullanılan malzeme ve işçilik kalitesi doğrultusunda erken Roma dönemine, özellikle Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ettiğini açıkladı. Kanalın üst örtüsünün tamamen düzgün kesme taştan inşa edilmiş tonoz yapıya sahip olduğu, yan duvarlarda ise hem düzgün kesme taş hem de kırma taş kullanıldığı, su yalıtımı için kalın bir sıva tabakası uygulandığı ifade edildi.
Su hattının doğrusal bir çizgide ilerlemediği, yer yer kırık ve bükümlü hatlar içerdiği görüldü. Bu durumun suyun akış hızını azaltmak amacıyla tasarlanmış olabileceği ya da sonraki dönemlerde yapılan müdahalelerden kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Kanal tabanında da akış hızını düşürmeye yönelik basamaklı düzenlemeler tespit edildi.
Yapının ilk inşa edildiğinde içme suyu taşıma amacıyla kullanıldığı düşünülürken, Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren ve erken Cumhuriyet yıllarında yan duvarlara açılan ek deliklerle kanalizasyon sistemine dönüştürüldüğü belirlendi. Günümüzde de atık suyun kısmen bu kanaldan aktığı ifade edildi.
Uzmanlar, Türkiye’de benzer örneklerin yalnızca iki noktada görüldüğünü, bunlardan birinin Smyrna Antik Kenti sınırları içinde, diğerinin ise İstanbul’da bulunduğunu belirtti. Ancak Çömlekçi’de ortaya çıkarılan yapının plan şeması ve mimari özellikleri bakımından ülkede başka bir örneğinin bulunmadığı vurgulandı.
Kanalın, Trabzon Limanı olarak bilinen sahaya kadar uzanması nedeniyle, Roma döneminde bölgenin askeri ve ticari açıdan daha yoğun kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor. Yapının, Roma’nın doğudaki önemli garnizonlarından Satala ile bağlantılı olabileceği ve bölgede küçük bir askeri birliğin konuşlanmış olma ihtimalinin bulunduğu ifade edildi. Ayrıca limana gelen gemilerin su ihtiyacını karşılamak ya da askeri birliklere içme suyu sağlamak amacıyla inşa edilmiş olabileceği üzerinde duruluyor.
Yetkililer, kanal çevresinde kapsamlı temizlik ve kurtarma kazıları yapılması gerektiğini, bağlantı yapılarının ve olası sarnıç sistemlerinin ortaya çıkarılmasının yapının işlevini daha net ortaya koyacağını belirtti. İnşaat sahasında iş makinelerinin geçişi nedeniyle bazı bölümlerde tahribat oluştuğu, bu nedenle yapının birinci derece arkeolojik sit alanı olarak daha güçlü koruma altına alınması gerektiği vurgulandı.
Trabzon’da Roma ya da Helenistik dönemde bu ölçekte bir yerleşim ve altyapı varlığına dair net bulguların sınırlı olduğu hatırlatılırken, söz konusu keşfin kentin antik dönem tarihine ilişkin önemli veriler sunabileceği ifade edildi. Uzmanlar, gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından yapının turizme kazandırılmasının mümkün olabileceğini belirtiyor.
Haberin girildiği tarih ve saat 04/03/2026 17:31
Kaynak: http://tgrthaber.com








