Böbreğini Eşine Bağışlayan Kadın, Hamile Olduğunu Öğrendi.

Hamile olduğunu öğrenen Hasret Atik, eşine böbreğini vermek için gönüllü olmuştu. Nakil sonrasında eşinin sağlığına kavuşmasıyla her şey yoluna girdi.

ANKARA’da Hasret Atik (39), böbrek hastası eşi Emrah Atik’e (39) böbreğini vermek için gönüllü olduğunda hamile olduğunu öğrendi. İki ay sonra bebeğinin kalp atışlarının olmaması nedeniyle hamileliği sonlandırılan Hasret Atik, 6 ayda 20 kilo vererek nakil için uygun hale geldi. Kamuda çalışan Emrah Atik, geçen yıl şubat ayında yüksek tansiyon nedeniyle Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda böbrek yetmezliği teşhisi kondu ve nakil önerildi. Eşi Hasret Atik, böbreğini vermek için gönüllü oldu. Ancak tetkikler sırasında Hasret Atik’in dördüncü çocuğuna hamile olduğu ortaya çıktı ve nakil ertelendi. İki ay sonra bebeğin kalp atışlarının olmaması nedeniyle Hasret Atik’in hamileliği sonlandırıldı. Bu sefer de nakil için kilo vermesi gerektiği söylendi. Hasret Atik, 6 ayda 20 kilo vererek 99 kilodan 79 kiloya düştü ve 7 Ocak’ta nakil gerçekleşti. Emrah Atik, eşinin böbreğiyle hayata tutunarak sağlığına kavuştu. ‘BÖBREĞİMİ VERİRİM DEDİM, HİÇ DÜŞÜNMEDİM’

12 Mart Dünya Böbrek Günü öncesi hastanede tedavisi tamamlanan çift, DHA’ya yaşadıklarını anlattı. Eşi Hasret Atik, ilk rahatsızlık haberini aldıklarında çok zor bir süreç geçirdiklerini söyledi. Doktorun “böbrek yetmezliği şüphesi var” demesiyle şok olduklarını ve zamanın durduğunu belirten Atik, “Sevdiğiniz birinin sağlıkla sınanması çok zor bir durum. Biz böbrek yetmezliğinin ilaçla iyileşebileceğini sanıyorduk. Ama ‘son evre, nakil gerekiyor’ dediler. Eşimin kan grubu 0 Rh pozitif. Doktorlarımız sadece 0 kan gruplarından böbrek nakli yapılabileceğini söyledi. Benim de kan grubum 0’dı. Nakil sırasını hiç beklemedik. ‘Ben böbreğimi direkt veririm’ dedim. Hiç düşünmedim. Üç çocuğumuz var ve sonuçta hayat devam edecek. Tahlillere başladık ama süreç çok uzadı. ‘Uyum var’ dediler. Bu sırada hastanede yapılan kan tahlilinde hamile olduğum ortaya çıktı. O zaman yine çok karışık duygular yaşadık. Bir daha yıkıldık. Sevinelim mi üzülelim mi bilemedik.” Hasret Atik, “Bebeğimiz olsaydı iki yıl sonra böbreğimi verebilecektim ve eşim o süreçte diyalize girebilirdi. Ancak bebeğin kalp atışı oluşmadı ve iki ay sonra almak zorunda kaldılar” dedi. Tahlillerin tekrar başladığını ve sürecin uzadığını anlatan Atik, “Bir de fazla kilolarım vardı. Yaklaşık 20 kilo verdim. Tek istediğim doktorlarımızdan ‘tam uyum var’ cümlesini duymaktı. ‘Gerekirse açlık grevine bile girerim, yeter ki eşime böbreğimi verebileyim’ diyordum. Çok şükür kilo da verdim, böbreği de verdim. Önce Allah’ın izniyle, sonra doktorlarımızın sayesinde ameliyatı atlattık. Biz 18 yaşında evlendik. Eşim bir rahatsızlık geçirdiğimde bana böbreğini vereceğini düşünmüş. Ama birkaç ay sonra durum tersine döndü ve böbreği ben verdim. Demek ki ikimiz de birbirimize vermek istemişiz. Bu günümüze şükür. Biz organlarımızı bağışladık. Herkesin organlarını bağışlamasını isterim. Diyaliz merkezlerinde o kadar çok insan var ki. Bu çok zor bir süreç.” şeklinde konuştu. Emrah Atik, “Keşke herkes bağış yapsa da hasta sayısı azalsa” dedi. “Doktorlar ‘nakil gerekli’ deyince eşim böbreğini vermek istedi. Ancak tetkikler sırasında eşimin gebe olduğu ortaya çıkınca süreç uzadı. 1,5-2 yıl önce eşim bir rahatsızlık geçirmiş, enfeksiyon olmuş ve böbreklerinde ağrı çekmişti. O zaman hastaneye gittiğimde kendimi böbreğimi eşime vereceğim düşüncesiyle hazırlamıştım, feda olsun diye düşünmüştüm. Eşim de hiç çekinmeden bana böbreğini verdi. Ameliyat sonrası gözümü açtığımda eşimi sordum. Hemşireler iyi olduğunu söyledi. O da beni sormuş. Candık zaten, canan olduk. Herkesi organ bağışına davet ediyorum. Biz de organlarımızı bağışladık. Sonuçta can kurtaracağız” ifadelerini kullandı.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Sorumlu Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Kasap ise eşlerden yapılan nakillerde genellikle kadınların verici olduğunu daha sık gördüklerini belirtti.

Organ bekleyen hasta sayımız 30 bin. Kasap, “Türkiye’de organ bekleyen hasta sayısı yaklaşık 30 bin civarında ve bunların büyük bir kısmı böbrek nakli bekliyor. Böbrek nakli için rezervlerimiz canlıdan veya kadavradan nakil. 2025 yılında ülkemizde yaklaşık 3 bin böbrek nakli gerçekleşti ve bunların yüzde 90’ına yakını canlıdan yapıldı. Bizim idealimiz kadavradan organ nakli, çünkü sağlıklı bir bireyin ameliyata girip risk almasını istemiyoruz. Böbrek nakli tek başına bir cerrahi işlem değil; çok özveri gerektiren ve içinde birçok hikaye barındıran bir durum. Bazen kişiler bekleme listesinde uzun süreler bekleyip organ veya canlı verici bulamıyor. Böbrek nakli candan cana bir sadaka. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızın kadavradan organ bağışı konusunda bilinçlenmelerini ve bağışçı olmalarını istiyoruz” dedi.

Kaynak: Sondakika

Related Posts

Çocuklarda Koyu Burun Akıntısı Ne Anlama Gelir?

Uzmanlar, iyileşmeyen grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından çocuklarda ortaya çıkabilen sinüzit riskine karşı aileleri uyarıyor. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, özellikle iyileşmeyen grip…

Yenidoğan ve Bebekler İçin Güneş Kremi Seçme Rehberi

Bebeklerde güneş kremi kullanımı, hassas bebek cildini güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı korumak için önemli bir bakım adımıdır. Doğru güneş kremi seçimi, yüksek koruma faktörü, geniş spektrum (UVA-UVB) koruma ve…