ABD’de Filistin’e destek veren bir köşe yazısı nedeniyle gözaltına alınan ve vizesi iptal edilen Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk, bir yılı aşkın süren hukuk mücadelesini kazanarak akademik kariyerinde önemli bir eşiği geride bıraktı. Tufts University bünyesinde sürdürdüğü doktora eğitimini başarıyla tamamlayan Öztürk, ABD hükümetiyle varılan uzlaşmanın ardından yasal statüsü iade edilmiş şekilde Türkiye’ye döndü.
Süreç boyunca U.S. Immigration and Customs Enforcement (ICE) tarafından gerçekleştirilen gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddialar, mahkeme sürecinde karşılık buldu. Öztürk’ün avukatlığını üstlenen American Civil Liberties Union (ACLU), davanın ifade özgürlüğüne yönelik bir ihlal niteliği taşıdığını savunarak federal mahkemede önemli bir kazanım elde etti. Taraflar arasında varılan uzlaşma kapsamında davalar düşürülürken, ABD hükümeti Öztürk’ün öğrenci statüsünün süreç boyunca geçerli olduğunu resmen kabul etti.
Çocuk gelişimi ve insani gelişim alanında doktora derecesini alan Öztürk, yaptığı açıklamada, “Uzun yıllara yayılan akademik emeğimin ardından doktoramı tamamlamak ve planladığım şekilde ülkeme dönmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Maruz kaldığım tüm olumsuzluklara rağmen akademik çalışmalarımı sürdürmeye kararlıyım,” ifadelerini kullandı.
Olayın başlangıcı, 25 Mart 2025 tarihinde Massachusetts eyaletinde yaşandı. Fulbright bursiyeri olan Öztürk, iftara gitmek üzereyken maskeli ICE görevlileri tarafından gözaltına alınmış, ardından dönemin ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından vizesinin “Hamas destekçiliği” iddiasıyla iptal edildiği açıklanmıştı. Ancak dava sürecinde ortaya konan bulgular, Öztürk’ün yalnızca üniversite gazetesinde yayımlanan ve Filistin haklarını savunan bir yazı kaleme aldığını gösterdi.
Davaya bakan Federal Yargıç Denise Casper, Aralık 2025’te verdiği kararla Öztürk’ün sınır dışı edilmesini durdurmuş ve öğrenci statüsünün iadesine hükmetmişti. Son aşamada sağlanan uzlaşmayla birlikte, Öztürk’ün SEVIS kaydının aktif olduğu ve ülkede bulunduğu süre boyunca yasal statüsünü koruduğu resmiyet kazandı.
Üniversite yönetimi de süreç boyunca öğrenciye destek verdi. Sunil Kumar tarafından mahkemeye sunulan beyanda, uluslararası bir öğrencinin bu şekilde hedef alınmasının kampüs genelinde ciddi bir endişe ve güvensizlik ortamı yarattığı vurgulandı.
Uzmanlar, davanın yalnızca bireysel bir hak arama süreci olmanın ötesinde, ABD’deki uluslararası öğrencilerin ifade özgürlüğü ve hukuki güvenceleri açısından emsal niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. Öztürk’ün elde ettiği kazanımın, benzer durumlarla karşı karşıya kalan diğer öğrenciler için de önemli bir referans oluşturması bekleniyor.
Haberin girildiği tarih ve saat 18.04.2026 22:05z
Kaynak: http://muhalif.com.tr







