Hırvatistan’ın tarihi İstirya yarımadasının kalbinde konumlanan ve kökleri 1102 yılına kadar uzanan Hum, “yeryüzünün en ufak şehri” unvanıyla Orta Çağ’dan kalma sınırlarını milimetrik olarak korumaya devam ediyor. Başkent Zagreb’den yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculukla ulaşılabilen bu benzersiz yerleşim; ilk kez ‘Cholm’ adıyla kayıtlara geçmiş ve 1552’de dikilen çan kulesiyle stratejik bir savunma hattına evrilmiş. O dönem bölgeyi koruyan muhafız ailelerinin buraya yerleşmesiyle bugünkü silüetine kavuşan Hum, aradan geçen asırlara rağmen fiziksel olarak zerre kadar büyümemiş; topu topu iki dar sokak ve üç sıra evden oluşan o otantik yapısını günümüze kadar muhafaza etmiş durumda.
Boyu 100 Metre, Nüfusu Sadece 27 Kişi
Demografik istatistikler, kentin “en küçük” unvanının hakkını fazlasıyla verdiğini kanıtlıyor. 2011 yılındaki resmi sayımda 21 olan kişi sayısı, 2021 verilerine göre aradan geçen on yılda ancak 27’ye çıkabilmiş. Boyu sadece 100, eni ise 30 metre olan bu minyatür kent, Orta Çağ döneminde eşkıya baskınlarından korunmak amacıyla örülmüş kalın taş surlarla çepeçevre sarılı. Geleneksel köylerin dağınık yapısının aksine, belli bir planlamaya sadık kalarak inşa edildiği ve surların dışına asla taşmadığı için akademik literatürde resmi olarak “şehir” statüsünde kabul ediliyor.
Küresel Unvanı Korumak İçin Çivi Bile Çakılmıyor
Günümüzde bu izole kasabanın ana gelir kapısını geleneksel tarım ve sahip olduğu küresel unvanın yarattığı turizm ekonomisi oluşturuyor. Yüzlerce yıllık taş döşeli sokaklarını ve tarihi Orta Çağ dokusunu kusursuzca yaşatan bölgede; hem mevcut mirası zedelememek hem de “dünyanın en küçük şehri” etiketinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına kesinlikle yeni bir bina inşasına müsaade edilmiyor.
Haberin girildiği tarih ve saat: 14.05.2026 23:58
Kaynak: http://sozcu.com.tr
Kardeş Haber: http://mavimanset.com





