183 ülkenin akredite olduğu Sıfır Atık Forumu’nda devlet temsilcileri, bakanlar, belediye başkanları ve uluslararası kuruluşlar bir araya gelecek. Forum, COP31 süreci öncesinde küresel iklim politikalarının şekillendiği kritik platformlardan biri olarak görülüyor.
Emine Erdoğan’ın vizyonu ve himayelerinde faaliyetlerini sürdüren Sıfır Atık Vakfı, bu yıl ikinci kez düzenlenecek Sıfır Atık Forumu için dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımı İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. 5–7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek forum için şu ana kadar 183 ülke akreditasyon sağlarken, yüzlerce bakan, belediye başkanı ve uluslararası temsilcinin etkinlikte yer alacağı açıklandı.
Küresel çevre politikaları ve sürdürülebilirlik gündeminin en önemli organizasyonlarından biri olarak gösterilen Sıfır Atık Forumu, bu yıl İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirilecek. Birleşmiş Milletler ana paydaşlığında düzenlenen forum, 1–7 Haziran İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında Atatürk Havalimanı’nda yapılacak.
Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre forum için şimdiye kadar 183 ülke resmi akreditasyon sürecini tamamladı. Organizasyonda 8 eski devlet başkanı, 200’ün üzerinde bakan ve çok sayıda üst düzey uluslararası temsilcinin yer alması bekleniyor.
“Dünyanın en büyük sivil çevre organizasyonlarından biri”
Sıfır Atık Vakfı tarafından organize edilen forum, yalnızca katılımcı sayısıyla değil; diplomatik temaslar, stratejik politika oturumları ve çok taraflı iş birlikleriyle de dikkat çekiyor.
Bu yıl 160’tan fazla ülkeden 5 bini aşkın üst düzey delegenin kayıt yaptırdığı forumun, üç gün boyunca küresel sürdürülebilirlik politikalarının tartışıldığı önemli bir merkez haline gelmesi hedefleniyor.
Forum kapsamında sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir uygulama modeli olarak değil; iklim diplomasisi, ekonomik dayanıklılık, enerji güvenliği ve uluslararası kalkınma politikalarının merkezinde ele alınacağı belirtiliyor.

İstanbul Deklarasyonu’nun ardından yeni sonuç bildirgesi hazırlanıyor
Geçtiğimiz yıl düzenlenen forum sonunda 108 ülkenin imzasıyla yayımlanan İstanbul Deklarasyonu’nun ardından, bu yıl daha kapsamlı bir sonuç bildirgesi üzerinde çalışılıyor.
Yetkililer, 183 ülkenin imzalamasının hedeflendiği yeni bildirgeyle birlikte sıfır atık yaklaşımının küresel ölçekte daha somut ve bağlayıcı politika hedeflerine dönüştürülmesini amaçlıyor.
Uzmanlara göre bu süreç, çevre politikalarının gönüllülük esasından çıkarak uluslararası diplomatik taahhütler düzeyine taşınması açısından kritik önem taşıyor.
Üç bakanlık, üç stratejik dönüşüm alanı
Forum kapsamında enerji, tarım ve sanayi alanlarında yüksek düzeyli bakanlar oturumları gerçekleştirilecek. Oturumlarda sürdürülebilir kalkınma politikalarının farklı sektörlerde nasıl uygulanacağı ele alınacak.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Oturumu
Enerji alanındaki toplantılarda yenilenebilir enerji yatırımları, enerji üretim süreçlerinde döngüsel ekonomi uygulamaları ve kaynak verimliliği gibi başlıklar masaya yatırılacak.
Alparslan Bayraktar, forum kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden enerji bakanlarının Türkiye’de ağırlanacağını belirterek enerji verimliliğinin küresel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
Tarım ve Orman Oturumu
Tarım ve Orman Bakanları Oturumu’nda ise gıda israfının azaltılması, su verimliliği, doğal kaynakların korunması ve tarımsal üretimde döngüsel ekonomi uygulamaları değerlendirilecek.
İbrahim Yumaklı, gıda güvenliği açısından kaynakların verimli kullanımının stratejik öncelik taşıdığını vurgulayarak forumun uluslararası iş birliklerini hızlandıracağını söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Oturumu
Sanayi ve teknoloji alanındaki toplantılarda ise temiz üretim teknolojileri, endüstriyel simbiyoz uygulamaları ve atığın ekonomik değere dönüştürülmesi gibi başlıklar öne çıkacak.
Fatih Kacır, forumun Türkiye’nin yeşil sanayi vizyonunun küresel ölçekte paylaşılacağı önemli bir platform olduğunu ifade etti.
COP31 öncesi kritik eşik
Forumun en dikkat çekici yönlerinden biri de yaklaşan COP31 süreci öncesinde uluslararası iklim diplomasisi açısından stratejik bir hazırlık platformu olarak görülmesi.
Uzun yıllardır iklim zirvelerinde geri planda kalan sıfır atık politikalarının, Türkiye’nin girişimleriyle birlikte COP31’in temel müzakere başlıklarından biri haline geldiği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre İstanbul’da gerçekleştirilecek forum, teknik müzakerelerin olgunlaştırıldığı ve çok taraflı iş birliği modellerinin geliştirildiği önemli bir diplomatik eşik olacak.
Dezavantajlı bölgeler de temsil edilecek
Forumda yalnızca devlet temsilcileri ve uluslararası kuruluşlar değil, iklim krizinden doğrudan etkilenen toplulukların temsilcileri de yer alacak.
Kibera başta olmak üzere farklı bölgelerden genç katılımcılar, çevresel adaletsizlikler ve kaynak krizleriyle ilgili deneyimlerini paylaşacak. Ayrıca Filistin ve Bangladeş gibi bölgelerden gelen temsilcilerin de forum kapsamında çeşitli oturumlarda söz alacağı belirtildi.
Türkiye’nin iklim diplomasisindeki rolü güçleniyor
2017 yılında Türkiye’de toplumsal bir çevre hareketi olarak başlayan Sıfır Atık Projesi, son yıllarda uluslararası ölçekte dikkat çeken girişimlerden biri haline geldi.
Türkiye’nin öncülüğünde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi, projenin küresel düzeydeki etkisinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar, İstanbul’da gerçekleştirilecek forumun yalnızca çevre politikaları açısından değil; Türkiye’nin uluslararası iklim diplomasisindeki konumunu güçlendiren stratejik bir platform olarak da öne çıktığını değerlendiriyor.
GİRİŞ: 19.05.2026 15:47
Kaynak: http://sondakika.com





