25 May 2026 14:48

Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İstanbul’da ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen yeni yol haritasını, UNESCO Gastronomi Şehri hedefini ve uluslararası açılım planlarını paylaştı.

Çorum, bugün tarihsel mirasını, üretim gücünü, tarımsal zenginliğini ve mutfak hafızasını yeniden yorumlayarak güçlü bir şehir markası oluşturma yolunda ilerliyor. Bu yeni vizyon, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın ev sahipliğinde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki önemli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de gerçekleşen özel buluşmada paylaşıldı.
Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar, Fatoş Karahasan, Yücel Koç, Zühre Kurt, Lale Elmacıoğlu, Aliye Gümüş, Medine İşbilir, Vahap Munyar, Adnan Şahin, Faruk Şüyün, Mehmet Tel, Reha Tartıcı, Zeynep Kakınç ve Gökhan Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı toplantıda; Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen gelecek vizyonu, unesco Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları değerlendirildi.
Toplantıda konuşan Başkan Aşgın, şehrin yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Çorum’u tek bir ürünle anlatmak mümkün değil. Bu şehir tarih, üretim, tarım, kültür ve güçlü bir mutfak hafızasını aynı anda taşıyor. Biz mutfağa yalnızca lezzet olarak değil; kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir bileşeni olarak bakıyoruz.”
Hitilerden bugüne uzanan sofra hafızası
Bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan Çorum, Anadolu’nun en köklü medeniyet hafızalarından birini taşıyor. Bu miras yalnızca arkeolojik alanlarda değil; tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneğinde, pişirme tekniklerinde, üretim alışkanlıklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor. İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş’in mirasını taşıyan şehir, bugün geçmişini yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden okuyor.

Tahıl ve bakliyat temelli beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğiyle şekillenen mutfak yapısı; Çorum’u Anadolu’daki birçok şehirden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Bugün çoğu zaman Çorum, Leblebisi ile anılsa da şehir; İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava, Alaca boranası, hingal, yarma aşı ve geleneksel hamur işleriyle çok daha katmanlı bir gastronomik hafızaya sahip. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 36’ya ulaşmış durumda.
Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen akademik çalışmalarda; Hitit tabletlerinde yer alan üretim ve pişirme izleri incelenirken, yerel üreticiler, ustalar ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle sözlü tarih çalışmaları gerçekleştiriliyor. Amaç, bu birikimi yalnızca anlatmak değil; kayıt altına alarak geleceğe taşımak.
UNESCO gastromomi şehri hedefi
Çorum Belediyesi öncülüğünde yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri hazırlıkları kapsamında geniş katılımlı bir çalışma modeli oluşturuldu. Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, kamu kurumları, turizm temsilcileri ve ilgili paydaşların dahil olduğu süreçte hedef; Çorum’un gastronomik potansiyelini kalıcı ve sürdürülebilir bir şehir modeline dönüştürmek.

Başkan Aşgın bu süreci şöyle değerlendirdi:
“Bizim meselemiz yalnızca bir listeye girmek değil. Yerel üreticiyi destekleyen, mutfak hafızasını koruyan, genç kuşaklara aktaran ve ekonomik dönüşüm yaratan kalıcı bir gastronomi ekosistemi oluşturmak istiyoruz.”
Gastro Çorum: Yeni nesil şehir anlatısı
Çorum Belediyesi’nin geliştirdiği Gastro Çorum yaklaşımı; mutfak kültürünü restoran deneyiminin ötesine taşıyarak üretim, turizm, kültürel sürdürülebilirlik ve şehir ekonomisiyle bütünleştiriyor.
Hazırlanan yol haritasında; gastronomi rotaları, köy sofraları , yerel üretim deneyimleri , usta-çırak eğitim programları, dijital gastronomi arşivi, üretici odaklı projeler, mutfak hafızasının belgelenmesi gibi başlıklar yer alıyor.
Restore edilerek yeniden işlevlendirilen tarihi yapılar da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında bulunuyor. Bu kapsamda yeniden hayat bulan Veli Paşa Hanı, geleneksel Çorum mutfağının yaşatıldığı önemli gastronomi duraklarından biri haline geldi.
Güçlü tarım, güçlü üretim
Çorum’un bu yaklaşımının arkasında güçlü bir üretim altyapısı bulunuyor.
Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan şehir; tahıl, bakliyat ve farklı üretim kalemlerindeki kapasitesiyle gastronomiyi yalnızca kültürel değil, ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir alan olarak konumluyor.
Uluslararası Gastronomi gündeminde Çorum
Çorum, gastronomi eksenli şehir vizyonunu uluslararası platformlara da taşımaya başladı.
EMITT, Travel Turkey ve ITB Berlin gibi önemli organizasyonlarda yer alan şehir, önümüzdeki dönemde İspanya’daki önemli gastronomi platformlarında da görünürlüğünü artırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Açık Ateş, Çorum’un uluslararası gastronomi sahnesine güçlü çıkışlarından biri olarak öne çıkıyor.
4–7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlikte İspanya, Fransa, İtalya, Brezilya ve farklı ülkelerden şefler ile gastronomi profesyonelleri Çorum’da buluşacak. Açık ateş pişirme kültürü, kadim üretim teknikleri, sürdürülebilirlik, yerel ürünler ve gastronomik hafıza; paneller, deneyim alanları ve şef buluşmalarıyla farklı perspektiflerden ele alınacak. Açık Ateş, yalnızca bir etkinlik değil; Çorum’un gastronomi üzerinden dünyaya açılan yeni hikâyesinin güçlü başlangıçlarından biri olarak görülüyor.





