Dünyanın en saygın tıp dergilerinden biri olan The Lancet’te yayımlanan yeni araştırma, ruh sağlığı sorunlarının küresel ölçekte rekor seviyeye ulaştığını ortaya koydu. Araştırmaya göre dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan çeşitli ruhsal problemlerle mücadele ediyor. Bu sayı, dünya nüfusunun yaklaşık sekizde birine karşılık geliyor.
Araştırmada depresyon, anksiyete bozukluğu ve bipolar bozukluk gibi hastalıkların son yıllarda ciddi şekilde arttığı belirtildi. Özellikle Covid-19 pandemisinin ardından ruh sağlığı sorunlarında büyük bir yükseliş yaşandığı vurgulandı. Uzmanlara göre sosyal izolasyon, ekonomik baskılar ve belirsizlik ortamı bu artışın temel nedenleri arasında yer alıyor.
The Lancet araştırması, ruhsal hastalıkların yalnızca bireyleri değil toplumların ekonomik yapısını da etkilediğini ortaya koydu. İş gücü kaybı, sağlık harcamaları ve üretkenlik düşüşü nedeniyle ülkelerin büyük ekonomik zararlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Araştırmada gençlerin ruh sağlığına dair veriler de dikkat çekti. Özellikle 25 yaş altındaki bireylerde kaygı bozukluğu ve depresyon oranlarının önceki yıllara göre belirgin şekilde yükseldiği belirtildi. Sosyal medya baskısı, gelecek kaygısı ve yalnızlık hissinin gençler üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Uzmanlar, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde büyük eşitsizlikler bulunduğunu da vurguladı. Düşük ve orta gelirli ülkelerde birçok kişinin profesyonel destek alamadığı, psikolojik tedaviye ulaşımın hâlâ sınırlı olduğu ifade edildi. Araştırmaya göre birçok ülkede ruh sağlığı bütçeleri yeterli seviyede değil.
Bilim insanları, erken teşhis ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek ruh sağlığının fiziksel sağlık kadar önemsenmesi çağrısında bulundu. Araştırmada özellikle çocuklar ve gençler için koruyucu ruh sağlığı politikalarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
Kaynak:gazeteoksijen






