Alman Sanayisi, Japon Üretim Modelini Benimsemeye Yöneliyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan Orta Doğu’daki savaş devam ederken, Almanya’da ham madde tedariki konusunda endişeler artıyor. Alman sanayi çevreleri, kritik ham madde tedarik zincirlerini güvence altına almak için şirketler ve hükümet arasında stratejik iş birliğini öngören “Japon Modeli” üzerinde çalışıyor.

Alman sanayi çevreleri, kritik ham madde tedarik zincirlerini güvence altına almak için şirketler ve hükümet arasında stratejik iş birliğini öngören “Japon Modeli” üzerinde çalışıyor. Başta otomotiv, savunma ve elektronik olmak üzere birçok sektörde dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen bu model, Berlin hükümeti tarafından da yakından takip ediliyor. Konuyu detaylandırmak amacıyla farklı endüstri kollarından temsilcilerin yer aldığı özel bir çalışma grubu oluşturuldu. Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, özel sektörden gelen ham madde arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik girişimleri genel olarak memnuniyetle karşıladığını ve sanayinin dışa bağımlılığını azaltacak sürdürülebilir modelleri destekleyeceklerini açıkladı.

Alman Otomobilciler Birliği (VDA), ham madde tedarik zincirlerindeki risklerin birçok sektörü ciddi şekilde etkilediğini belirterek, bu risklerle mücadele için sektörler arası ve siyasi düzeyde koordineli bir eylem planına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. VDA, Japonya’nın ham madde arz güvenliğini sağlama stratejisinin bu konuda en somut ve başarılı örnek olabileceğini ifade etti.

Geçen sonbaharda Federal Meclise (Bundestag) bir belge sunan Alman otomobil üreticisi BMW, uluslararası piyasalarda güçlü bir varlık göstermek ve tedarik zincirini çeşitlendirmek için siyaset ve iş dünyasının eş güdümlü hareket etmesi gerektiğini savundu. Şirket, ham madde krizine karşı “devlet güvencesinin” önemine dikkat çekti.

Ekonomi çevrelerinde, Elektrik ve Elektronik Sanayicileri Derneği (ZVEI) ve savunma sanayi şirketi Rheinmetall’in de bu stratejik hazırlık sürecine dahil olduğu belirtiliyor.

Japonya, 2010 yılında Çin ile yaşadığı ticari anlaşmazlıkların ardından ham madde politikasında önemli değişiklikler yaparak stratejik bir dönüşüm gerçekleştirdi. Tokyo yönetimi, devlet destekli modeller ve teknolojik yeniliklerle kritik ham madde tedarikinde dışa bağımlılığı azaltmayı başardı. Çin’in 2010’da diplomatik bir anlaşmazlık nedeniyle nadir toprak elementleri (NTE) ihracatını durdurması, Japonya için kritik bir dönüm noktası oldu. Bu kısıtlamaya alternatif tedarik kaynakları bularak ve yerel teknolojiyi geliştirerek yanıt veren Japonya, tedarik zincirlerini çeşitlendirerek stratejik rezervler oluşturdu.

Bu dönüşüm sürecinde, devlet kurumu Japonya Metaller ve Enerji Güvenliği Örgütü (JOGMEC) önemli bir rol oynadı. Özel şirketlerin ham madde projelerine hem finansal hem de stratejik destek sağlayan JOGMEC, 2004-2020 yılları arasında dünya genelinde 100’den fazla projeye 600 milyon doların üzerinde yatırım yaptı. JOGMEC, özellikle riskli bölgelerdeki stratejik projelerin ilk yatırım maliyetinin %75’ine kadarını karşılayarak özel sektörün önünü açtı.

Japonya’nın ham madde politikasındaki en önemli başarılarından biri, 2011’de Avustralyalı Lynas şirketi ile yapılan anlaşmadır. JOGMEC’in sağladığı finansman desteğiyle Lynas, Çin dışındaki en büyük nadir toprak üreticisi haline geldi. Günümüzde Lynas, Japonya’nın bu alandaki toplam ihtiyacının üçte birini karşılıyor.

Kaynak:https://www.sondakika.com/ekonomi/haber-almanya-ham-madde-tedarikinde-japon-modeli-ne-19641112/

Related Posts

Galaxy S23 Serisi ve Tab S10 FE için One UI 8.5 Dağıtımı Başladı

Samsung Galaxy S23 serisi ve Galaxy Tab S10 FE modelleri için kararlı One UI 8.5 güncellemesini yayınladı. İşte dev güncellemenin detayları. Samsung, One UI 8.5 güncellemesini Galaxy S23 serisi ile…

Vivo S60 Serisi, Geekbench’te ortaya çıktı.

Vivo’nun yeni nesil akıllı telefon modelleri arasında yer alması beklenen S60 serisi, Geekbench performans testlerinde ortaya çıktı. Paylaşılan bilgiler, şirketin yeni seride hem donanım hem de yazılım tarafında önemli geliştirmeler…