Hollanda, Avrupa’da haftalık çalışma süresi en düşük ülkelerden biri hâline geldi ve çalışanlar artık çoğunlukla haftada dört gün çalışma modelini benimsiyor. Bu değişim, sessizce yayılsa da hem iş yaşamını hem de toplumsal düzeni etkiliyor.
Amsterdam merkezli küçük bir firma olan Positivity Branding’in kurucuları Gavin Arm ve Bert de Wit, 2019’dan beri dört gün çalışma sistemini uyguluyor. Burada çalışanlar maaşlarından herhangi bir kesinti olmadan, dört gün tam verimle çalışıyorlar ve bu süreçte daha iyi bir iş-yaşam dengesi yakaladıklarını söylüyorlar.
De Wit, bu modelin “daha çok değil, daha akıllıca çalışmayı” teşvik ettiğini belirtiyor. Çalışanların motivasyonu, hastalık izni oranının düşmesi ve işe bağlılığın artması gibi olumlu sonuçlar da gözlemleniyor.
Hollanda genelinde bu model uzun süredir yaygın; büyük sendikalar haftada dört gün çalışmayı daha da yaygınlaştırmak için hükümet nezdinde lobi yapıyor. Çalışma saatinin azaltılması aynı zamanda çalışanların yasal hakkı olarak kabul ediliyor.
İstatistiklere göre Hollandalıların haftalık ortalama çalışma süresi 32,1 saattir — bu, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biri. Yine de ülkenin kişi başına düşen üretim gücü güçlü kalmaya devam ediyor.
Uzmanlar bu modelin sürdürülebilirliği konusunda farklı görüşler ortaya koyuyor; bir yandan yaşam kalitesini artırdığı söylenirken, üretkenliği ve istihdam piyasasını dengede tutmanın zorlukları da tartışılıyor








